« Önceki |
yalanlı bir hayal dünyasında kurguladığım sahnede beş parasız oynayan artistleri senaryoma ekledim ben yazdım ben oynattım bazen güldüm çok ça ağladım karışık ruhumdaki sahneyi her gece yastığımda gözyaşımla mühürledim............................
h.kurt 03.2009
Aferim hayat alkışmı istiyorsun evet alkışı aldın benden birde koca bir brova payıma düşen piyangodan ama unutma her şeyin bir rövanşı var bir gün bende alkışlanacam ve koca bir bravoyı tabii ki senden alıcam bu umut bu hayal oldukca benden ben hep senden bir adım önde olucam ki şu an sen önde olsan ne yazar bu zafer değil geçiçi bir yazgı sadece
h.kurt 03*2009
hayatımı sessizliğe sunuyorum korkunç çığlıklara kapadım kulaklarımı kafamı gömeceğim kızgın kumları arıyorum kimse ben gibi bende kimse gibi iken aramışım benliğimi suskunluktaki durakta ebedi siyahta bulmuşum kendimi
H.kurt * 03.20009
Riyakarlık bu kadar doludizginken Mutluluğun anahtarı aşk ve dostlukken Doğrusu varmı bu dünyanın Yalanı bu kadar yoğun iken Yok demek ne zor İnsan gibi insan olana Gönül ister iş ki yapana Keyifleşmek aşkın doruğunda
Dertleşmeş dibine kadar dostunla
Korkarım denizi üzmeyi ,
Yalnızlığın koynunda sessizce kulaç atarım
Rüzgarı ürkütmeden
Gözlerimle kuş kanatında süzülürüm
Yan yana giderim iç doğruluğumla
Yelkensiz gemi misali
Laleler gibi narin
Başım ve ruhum hep
Güneşle aydınlanan ayçiçeğiyim
H.KURT * MART 2003(eski bir şiirim)

HIÇ
Hiç Bir insani unutmak,
bir insandan vazgeçmek,
bir insani hayatindan sonsuza kadar çikartmak zorunda
kaldin mi hiç?
Hani ölmüs gibi,
hani uzatsan da elini tutamayacagini bilmek gibi,
her an kapindan içeri gülümseyerek girecegini bekleyip
ama aslinda hiç gelemeyecegini de bilmen gibi.
Ne zor sey degil mi ölmedigini bilmek ,
ama ölmüs gibi ulasilmaz olmasi artik o insanin sana,
ne kadar katlanilmaz bir gerçek degil mi
sen hala bu kadar sevgili iken?
Özlemek,
bu kadar özlemek,
etini kemigini yakarcasina özlemek...
çok kötü degil mi?
Bu kadar özleyip onu görememek,
ona dokunamamak,
onu isitememek ,
artik sonunun "Pi" hali degil mi?Biliyorsun degil mi?
Ne kadar umutsuz bir arayistir o,
kalabalik caddede geçen binlerce yüze bakmak
belki bir kez daha görebilmek için o yüzü,
belki biraz önce geçti bu kaldirimdan diye düsünmek,
belki su an arkamda yürüyen insanlarin içinde bir
yerde demek,
belki su an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar
yasamak
ne zordur degil mi?
Ne kadar eritir insani farketmeden.
Sende biliyorsun degil mi bunlari.?
Bir sinema koltugunda sende iki kisi gibi oturdun mu
hiç?
Hiç iki kisi gibi zevk aldin mi bir konserden yalniz basina.
Güzel bir kafe kesfettiginde,
güzel bir film seyrettiginde,
güzel bir sarki dinlediginde
güzellikleri oraninda eksik kaldiklarini hissettin mi
paylasamadigin
için
onunla.
Bir barin kalabaliginda hiç yarim vücudunla sallandin
mi ortada?
Hiç iki kisilik beyninle yarim insan olabildin mi?
Baktiginda aynana sadece yüzünün bir yarisini gördügün
oldu mu hiç?
Sana hayatindaki en büyük yoksunlugu yasatandan
nefret edemedigin zamanlar oldu mu hiç?
Gözünün içine baka baka kolunu bacagini kesen bir
insanin yüzüne
sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildigin zamanlar
oldu mu hiç?
Hayatta inandigin bütün degerlerini altüst eden
birisine ask siirleri
yazabildin mi?
Onu içinde korumanin seni yok etmek oldugu zamanlara
feda oldun mu hiç?
Ýçinde aglayan çocuga umut sarkilari söyleyemedigin,
özlemini,
susuzlugunu,
açligini gideremedigin zamanlar oldu mu hiç?
Kanayan yarasini gördügün
ama merhem olamadigin zamanlar.
Gücünün,
hani o tanrisal gücünün
bir çocugun aglamasini susturamayacak kadar oldugunu
gördügün zamanlar
oldu mu hiç?
Hiiiiiiiç....
Hiiç...
hiç...
bir hiç..
CAN DÜNDAR

Bile bile yalan diyarlara yürüyorum
yollunu bilmez bir mecnun gibi
çözümünü ve dermanını silip
duygu çölünün
kızgın kumlarında yürüyorum
sonu belki susuzlukta ölmek
belki vadi ortası bir serapta
yok olmak
bilsem de bu yanlış yolda
ikilemlerimle yürüyorum
yanlışlığın ortasına
aklıma inat , duygularıma eşdeş
birilerinin beklediğini bilmeden beklemeden
sahiplenilmemiş bir sevdanın
tek sahibesi olarak
sarı sıcak kumunda
tenim yana yana
ufuk çizgisi belirsiz
sonu
hüzün ve hasretlik
bu garip yolculukta yürüyorum
Nan Gibi
Ve gözlerin gelir geçer içimden,
Su içerken, sen sokulurken akşam kızıllığına,
Ekmeği bölerken,
Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan,
Unutmak kolay sanmışsa şarkılar,
Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı,
Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını,
An gibi aklımdasın...
Gelir geçer gemiler,
Belki sende geçersin diye,
Bir kumru konar her sabah pencereye,
Bir miladı taşır gece bir yıldız,
Soğuk olur, üşürsün ya adamakıllı,
Hani sarılırsın kendine,
Hani aklın karışır,
Bu bir divaneliktir gönül ah'a alışır,
Ömrüm bitse ne çıkar,
Can gibi aklımdasın...
Gündür bu geçer gider,
Belki bir şey kalmaz sanırsın,
Yani bir sabah uyandığında,
Ne hayatın tortusu, ne kokusu alışmışlığın,
Her şey başka olacaktır,
Başka bir otobüs, başka bir gazete,
Resimlerden silinecek yüzün belki de,
Ne adın, ne sanın,
Bir şafak vakti açınca gözlerini,
Bir merhabayla,
Yeniden kurulacak dünya,
Ve sen her şafak,
Nan gibi aklımdasın...
Bazen bir şey geçer içinden insanın,
En ücra yerlerinden, cesaret gibi bir şey,
Ne olacak işte, kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel,
Fasulyenin tadı yoksa,
Şarkılar yakmıyorsa içini,
Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa,
Aşık olmayı beceremiyorsa İzzet Günay Mahallenin en güzel kızına,
Denizin tuzu, Yalnızlığın bahanesi yoksa,
Bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına,
Zannetmeki ölmek zor, ölmek kolay, kolay da!
Kan gibi aklımdasın...
Bu da geçer, her sabah kanayacak değil ya,
Bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın,
Biraz da helvası bizim bakkalın,
Senden ayırdığım üç beş zeytin,
Otururum sofraya,
Her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın,
Bende unuturum, nasıl unutulursa sana susuzluğum,
Ve nasıl becerdiysem kahrolmayı,
Öyle unuturum,
Ekmek gibi, Nan gibi aklımdasın...
Ve gözlerin gelir geçer içimden,
Su içerken,
Sen sokulurken akşam kızıllığına,
Ekmeği bölerken,
Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan,
Unutmak kolay sanmışsa şarkılar,
Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı,
Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını,
An gibi aklımdasın...
An gibi aklımdasın...
Aklımdasın....
İbrahim Sadri
Acılar ıslık çalıyor gecenin sessizliğine
Uyandırıyor bu gidişe
Haram zamanların hikayeleri
Konamayan kuşun çığlığı bölüyor karanlığı
Derdine derman bulamadığı
Konamadığı yersiz yurtsuz dalların yolluğunda
Ortalara saçılmış ruhuyla paramparça
Kim bilebilir ki içi dolu çağlayan
İfade edilememişliğin kuraklığı
Ve ağlamayalı yıl olmuş
Nasırlaşmış yüreğiyle
Ortalarda kalakalmışlığın kanat çırpınışları
Kime ve nereye ait olduğunu bilemeden
İçini sustaracak yuvasını arıyor
H.K. 21.04.08
Gecelerim de
Adınla nefes alıyor
Rüzgarında sürükleniyorum
Senli günlerimde soluyorum
Sıcaklığınla kokun siniyor odama
Benden öte birde sen varsın içimde
Her şeyim olmuş yaşıyorsun yüreğimde
Sonra
Güneş doğuyor varlığın yüzümü öpüyor
Gündüzlerim de
Seni yazıyor harf harf
Bir tanesi;
Seni çok seviyorum
H.Kurt 14.02.2008