« Önceki |

30/9/2009

sevdamız



Gerçek bir aşk hikayesi olsaydı sevdamız
Barınmazdı içimizde ikimizden başkası


H.Kurt 30.09.2009

26/9/2009

Susuyorum


Gittiğim günden beri bu gönül

Durgun bir damla su gibi suskun

Akıyor bir oraya bir buraya

Dokunsalar  gözyaşıyla boğulacak

Gururuna , inadına yenik titrek bu yürek

Her güne yaprak misali savrularak uyanıyor

Sessizce çaresizce gececek diye bekliyor

Bir önce ki günden daha çok

Gömülüyor içine içine

Eli kolu bağlı bir suskunlukla bekliyor

Ya geçecek  ya da.........


H.Kurt     26.09.2009 

23/3/2009

 
İkiz peşi sıra tek düze günlerde
Aynı nakışta zamanları örüyor
Üç kuruş için savaşılan bu dünyada
Seyirci kalmış yorumsuz ,
Sessizliğinde yorgun yüreğim
Kendi zamanını arıyor


h.kurt    23.3.09


10/3/2009

senaryom=))))

yalanlı bir hayal dünyasında

kurguladığım sahnede

beş parasız oynayan artistleri

senaryoma ekledim

ben yazdım

ben oynattım

bazen güldüm

çok ça ağladım

karışık ruhumdaki

sahneyi her gece

yastığımda gözyaşımla

mühürledim............................


h.kurt    03.2009

10/3/2009

aferim

Aferim hayat

alkışmı istiyorsun

evet

alkışı aldın benden

birde koca bir brova

payıma düşen piyangodan

ama

unutma her şeyin bir rövanşı var

bir gün bende alkışlanacam

ve koca bir bravoyı

tabii ki

senden alıcam

bu umut

bu hayal

oldukca benden

ben hep senden

bir adım önde olucam

ki şu an sen önde olsan

ne yazar

bu zafer değil

geçiçi bir yazgı sadece



h.kurt 03*2009

10/3/2009

siyah

hayatımı sessizliğe sunuyorum

korkunç çığlıklara kapadım kulaklarımı

kafamı gömeceğim kızgın kumları arıyorum

kimse ben gibi

bende kimse gibi iken

aramışım benliğimi

suskunluktaki durakta

ebedi siyahta

bulmuşum kendimi


H.kurt * 03.20009

24/1/2009

Yaşar Giderim

 

Rüzgar esse şöyle beni hatırlatsa

 Yangınlarının kalan küllerini savursa

Yüzün tozla yaşaran gözlerinde

Silinmişlimi anlar mıydın?

Eflatun gecelerimi yazsam sana

Hep aynı şarkıda kalsa radyon

Kayan yıldızlara tutulan dileklerde

Beni siyaha yazdığını anımsar mısın?

Özlemleri anlatan şiirleri okurken

Islak arkası küs yastıkların nemi

Çiğ tanesi sabahlara

Bin bir umutla bitmişleri

Güneş gibi içine kurutarak yaşar mıydın?

Ki olur da bir gün beni anımsadığında

Kelimelerin arasında sıkışmışlığımı

Anlatamamanın fakirliğini

Anlaşılmamışlığın gururlu baş kaldırışını

Ben anımsadığın o anda bile

Yokluğunun soğuk bir düz çizgide

Ayak seslerim duyulmaz

Şarkı nakaratlarında

Şiirlerin yavan dilinde

Yaşar giderim

H.Kurt   24 0cak 09

14/12/2008

Ayçiçeğim

 
 AYÇİÇEĞİM

Riyakarlık bu kadar doludizginken

Mutluluğun anahtarı aşk ve dostlukken

Doğrusu varmı bu dünyanın

Yalanı bu kadar yoğun iken

Yok demek ne zor

İnsan gibi insan olana

Gönül ister iş ki yapana

Keyifleşmek aşkın doruğunda

Dertleşmeş dibine kadar dostunla



Korkarım denizi üzmeyi ,

Yalnızlığın koynunda sessizce kulaç atarım

Rüzgarı ürkütmeden

Gözlerimle kuş kanatında süzülürüm

Yan yana giderim iç doğruluğumla

Yelkensiz gemi misali

Laleler gibi narin

Başım ve ruhum hep

Güneşle aydınlanan ayçiçeğiyim


H.KURT * MART 2003(eski bir şiirim)



25/11/2008

HİÇ








HIÇ


Hiç Bir insani unutmak,
bir insandan vazgeçmek,
bir insani hayatindan sonsuza kadar çikartmak zorunda
kaldin mi hiç?
Hani ölmüs gibi,
hani uzatsan da elini tutamayacagini bilmek gibi,
her an kapindan içeri gülümseyerek girecegini bekleyip
ama aslinda hiç gelemeyecegini de bilmen gibi.
Ne zor sey degil mi ölmedigini bilmek ,
ama ölmüs gibi ulasilmaz olmasi artik o insanin sana,
ne kadar katlanilmaz bir gerçek degil mi
sen hala bu kadar sevgili iken?
Özlemek,
bu kadar özlemek,
etini kemigini yakarcasina özlemek...
çok kötü degil mi?
Bu kadar özleyip onu görememek,
ona dokunamamak,
onu isitememek ,
artik sonunun "Pi" hali degil mi?Biliyorsun degil mi?
Ne kadar umutsuz bir arayistir o,
kalabalik caddede geçen binlerce yüze bakmak
belki bir kez daha görebilmek için o yüzü,
belki biraz önce geçti bu kaldirimdan diye düsünmek,
belki su an arkamda yürüyen insanlarin içinde bir
yerde demek,
belki su an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar
yasamak
ne zordur degil mi?
Ne kadar eritir insani farketmeden.
Sende biliyorsun degil mi bunlari.?
Bir sinema koltugunda sende iki kisi gibi oturdun mu
hiç?
Hiç iki kisi gibi zevk aldin mi bir konserden yalniz basina.
Güzel bir kafe kesfettiginde,
güzel bir film seyrettiginde,
güzel bir sarki dinlediginde
güzellikleri oraninda eksik kaldiklarini hissettin mi
paylasamadigin
için
onunla.
Bir barin kalabaliginda hiç yarim vücudunla sallandin
mi ortada?
Hiç iki kisilik beyninle yarim insan olabildin mi?
Baktiginda aynana sadece yüzünün bir yarisini gördügün
oldu mu hiç?
Sana hayatindaki en büyük yoksunlugu yasatandan
nefret edemedigin zamanlar oldu mu hiç?
Gözünün içine baka baka kolunu bacagini kesen bir
insanin yüzüne
sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildigin zamanlar
oldu mu hiç?
Hayatta inandigin bütün degerlerini altüst eden
birisine ask siirleri
yazabildin mi?
Onu içinde korumanin seni yok etmek oldugu zamanlara
feda oldun mu hiç?
Ýçinde aglayan çocuga umut sarkilari söyleyemedigin,
özlemini,
susuzlugunu,
açligini gideremedigin zamanlar oldu mu hiç?
Kanayan yarasini gördügün
ama merhem olamadigin zamanlar.
Gücünün,
hani o tanrisal gücünün
bir çocugun aglamasini susturamayacak kadar oldugunu
gördügün zamanlar
oldu mu hiç?
Hiiiiiiiç....
Hiiç...
hiç...
bir hiç..


CAN DÜNDAR

 

7/8/2008

Bir serap


Bile bile yalan diyarlara yürüyorum

yollunu bilmez bir mecnun gibi

çözümünü ve dermanını silip

duygu çölünün

kızgın kumlarında yürüyorum

sonu belki susuzlukta ölmek

belki vadi ortası bir serapta

yok olmak

bilsem de bu yanlış yolda

ikilemlerimle yürüyorum

yanlışlığın ortasına

aklıma inat , duygularıma eşdeş 

birilerinin  beklediğini bilmeden beklemeden

sahiplenilmemiş bir sevdanın

tek sahibesi olarak

sarı sıcak kumunda

tenim yana yana

ufuk çizgisi belirsiz
sonu
hüzün ve hasretlik

bu garip yolculukta yürüyorum